
Hikâyemiz
Bazı markalar vardır; yalnızca ürün sunmaz, bir hikâye anlatır. Pasta Sanatı da kökleri geçmişe uzanan bu hikâyenin modern temsilcisidir. Yolculuğumuz, 1920’li yıllarda Mardin’de küçük bir dükkânda, Tevfik Bey’in lokum ve badem şekeri üretimiyle başlar.
İkinci kuşakta ise bu yolculuğun kaderini belirleyen önemli bir an yaşanır. Şefik Sekizkardeş, amcasıyla yan yana bulunan iki dükkânı paylaşmak için oldukça sade ama etkili bir yöntem seçer: yazı tura. Bu küçük karar, aslında bir mesleğin ve bir geleneğin yönünü belirler. Yazı tura sonucunda pastane Şefik Bey’e kalır ve bugün hâlâ devam eden pastacılık serüveni o an şekillenir.
1950’li yıllarda dondurma ve pasta üretimiyle gelişen bu miras, 1980’lerde İstanbul’a taşınarak daha geniş kitlelerle buluşur. Üçüncü kuşağın katkılarıyla marka, yerel bir zanaatten şehirli bir yapıya evrilir. 2008 yılında ise bu birikim, modern bir vizyonla birleşerek Pasta Sanatı markasının doğmasını sağlar. Geleneksel pastacılık, yenilikçi dokunuşlar ve özgün ürünlerle yeniden yorumlanır.
Bugün Pasta Sanatı; kişiye özel tasarım pastaları, butik üretim anlayışı ve zengin ürün çeşitliliğiyle hizmet vermektedir. Günlük lezzetlerden özel gün konseptlerine, çikolata koleksiyonlarından yenilikçi ürünlere kadar uzanan geniş yelpazesiyle hem geleneksel hem de modern bir deneyim sunar.
Aile geleneği günümüzde de devam etmektedir. Dördüncü kuşak temsilcisi Bilal Sekizkardeş’in aktif rol aldığı bu süreç, 2025 yılında Tağ ailesi ile yapılan ortaklıkla yeni bir boyut kazanmıştır. Ömer Tağ liderliğinde marka, daha kurumsal, sürdürülebilir ve büyüme odaklı bir yapıya geçmiştir.
Bugün Pasta Sanatı; İstanbul’da birçok noktada hizmet verirken, yeni şubeleriyle büyümeye devam etmektedir. Yaklaşık 100 yıla yaklaşan bu yolculuk, küçük bir dükkânda başlayan emeğin, doğru kararlar ve nesiller boyu süren ustalıkla güçlü bir markaya dönüşmesinin hikâyesidir.
